Bilgi Merkezi

Liderlik: İnsanlar Arasındaki İlişki ve Güç

13.06.2016

www.gridinternational.com

İş dünyasında çok az konu “Liderlik” kadar araştırma, yazı ve sohbete neden olmuştur. İnsanlığın yüzyıllardır süren araştırmalarına ve konuya gösterdiği ilgiye rağmen, Liderlik yaparken nelerin etkili olduğu ve nelerin olmadığı konusunda, fikir birliği yapılan genel bir yaklaşım yoktur. Bir kişi için belirli koşullar altında işe yarayan bir şey, bir başkası için başka koşullarda işe yaramamıştır.

Geçtiğimiz elli yılda ortaya konan pek çok liderlik kavramı başarılı liderler yaratacak sihirli bir formülün bulunduğu izlenimini vermiştir. Ancak ne kesin bir kurallar dizisi, ne reçete, ne içilecek bir bilgelik kaynağı vardır.

Günümüzde en iyi performans gösteren liderlerin en belirgin özellikleri, kendilerini ve diğer kişileri tanımaları, verimliliği en yüksek noktaya çıkarmak için başkalarıyla çalışma yetenekleri, değişimi kucaklama istekleri, çatışmaları çözümleme cesaretleri ve harekete geçiren bir vizyona sahip olmalarıdır.

Etkili liderlik için yalnızca üst yönetime öneriler ve gelişim fırsatları sunmakla sınırlı bir bakış açısı, organizasyonun bütününün ve ortak değer ve davranışlardan oluşan bir kurum kültürü gücünün gözden kaçırılmasına neden olur.

Günümüzde bilgi ve güç kuruluşların içine yayılmıştır. Artık liderler organizasyonun her düzeyinde bulunabilir. Gerçek kişisel gücü olan liderler, sonuç alacaklarına güvenildiği için diğerlerinin sıklıkla başvurdukları kişilerdir. Bir problem çıktığında, bir kriz oluştuğunda veya birisi sadece yeni bir fikri paylaşmak istediğinde, bu kişilere başvurulur. Aslında organizasyondaki gerçek güç insanlarda ve ortak ilişkilerindedir. İnsanları ve ilişkileri tam olarak anlamadan liderlik üstünde düşünmek, boş bir akademik uğraşa dönüşür.

Süreli değişim ortamında şirketler kaynaklarını daha iyi kullanma yollarını aramaktadır. Daha kaliteli iletişim, daha hızlı karar verme, daha fazla yaratıcılık ve problem çözme, geliştirilmiş müşteri hizmetleri, verimlilik, karlılık ve daha düşük maliyetler hedeflenmekte ve bütün bunlar daha yalın organizasyonlarda gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır.

Şirketlerin ellerindeki kaynakları en iyi biçimde kullanabilmeleri, kişi ve takımlarda bağlılık yaratabilmeleri için temelde çok büyük bir değişikliğin gerçekleşmesi, liderliğin yukarıdan aşağıya emirlerin verildiği değil, dinamik ve karşılıklı etkileşime dayalı olguya dönüşmesi gerekir. 

Lidere de organizasyondan bağımsızmış gibi odaklanmak, sonuç alması için çok baskı altında kalmasına ve kuruluşun bütününün sorumluluğuna yeterli dikkatin verilmemesine neden olmaktadır. Başarılı liderlik stratejilerinin çoğu sistematik, planlı ve bir kişinin sürüklediği değil tüm organizasyonla bütünleşen yaklaşımlardır.

Liderliğin anlamlı şekilde gelişmesi, büyüme ve değişim, ancak organizasyonun tümünde çalışanlar yeni değer ve stratejileri öğrenip, bireysel düzeyde uygulamaya koyduklarında gerçekleşebilir. Bu kapsamlı yaklaşım, organizasyonun bütününe hitap eden bir koordinasyon modelini, bir haritayı gerektirir. Strateji, aynı tutarlı dili kullanarak organizasyon hayatının üç temel dinamiğini kapsamalıdır:

  • Kendini ve başkalarını anlamak,
  • Sağlıklı ilişkilerin nasıl oluşturulup sürdürüleceğini anlamak ve
  • Gücün etkili bir şekilde nasıl kullanılacağını anlamak

Organizasyondaki tüm çalışanlar insanlar arasındaki ilişki ve gücün dinamiklerini anlamaya başlarsa, liderlik yalnız tepede değil, organizasyonun her düzeyinde görülür. Her gün kişisel inisiyatif, sorumluluk, yaratıcılık ve yenilikçilik takım çalışmasında çeşitli biçimlerde ortaya çıkar.